Su Çiçeğine Hangi Bölüm Bakar?

Su Çiçeğine Hangi Bölüm Bakar? 7

Paylaş

Su çiçeği nedir, sebepleri, emareleri ve tedavisi ile ilgili bilgileri hem de su çiçeğine hangi bölüm bakar sorusunun yanıtını bu konumuzda öğrenebilirsiniz.

Su Çiçeği İçin Hangi Bölüme Gidilir ?

  • dahiliye

sucicegi-icin-hangi-doktora-gidilir

Su Çiçeği Nedir ?

Su çiçeği, çocukluk döneminde meydana gelen bir hastalıktır. Kırmızı pulluklar ve içi dolu kabarcıkların insan vücudunda yer edinmesi ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalığın aslolan sebebi bir virüs olup aslolan emareleri oldukça rahat gözle görülmektedir. Bilhassa çocuklarda görünen sebepleri ve emareleri oldukça rahat görülen bu hastalığın tedavisi de oldukça kolaydır.

Su Çiçeği Sebepleri Nedir ?

Hastalığın aslolan sebebi virüs kökenli olmakla birlikte diğeri nedenlerde hastalığın oluşmasına niçin olmaktadır. Daha oldukça çocukluk döneminde kendini belli ettiğini dediğimiz bu hastalık bebeklerde de kimi süre ortaya çıkmaktadır. Hastalığın diğeri sebebi ise bağışıklık sistemin güçlü olmamasıdır. Bu duru hastalığın vücut içinde daha erken ortaya çıkmasına niçin olmaktadır. Ağız kanalıyla alınan virüs, vücut içinde çoğalır ve sonrasında deri üstünde kendini belli eder.

Su Çiçeği Emareleri Nedir ?

Su çiçeği emaresi baş ağrısı, karın ağrısı, ateş ve halsizliktir. Kızarıklıklar ise vücudun üst kısmında oluşmaya başlayarak aşağılara iner. Özetlemek gerekirse ilk kafa derisinde peşinden yüz ve gövdede kendilerini gösterir.

Vücutta çıkan kırmızı pulcuklar hastalığın en önemli emaresidir. 2-3 gün içinde lekeler kabarcıkları dönüşerek büyürler. Büyük kaşıntı isteği uyandırırlar fakat kaşımamakta yarar vardır. O kabarcıkları kaşımak daha oldukça yayılmalarını sağlar. Acı vermezler ve büyüklükleri fazla değildir. İlk başta sırt ve göğüs bölgelerinde ortaya çıkarlar. Sonrasında ağırlaştığı zaman bacaklara ve kollara yayılabilir. Bir önemli emare ise yüksek ateştir. En yüksek 39 dereceye kadar çıkar fakat bazı ağır durumlarda 40 dereceye kadar çıkmış olduğu gözlemlenebilir. Hastalık uzun süre sürmez. 5 ile 15 gün içinde lekeler belli olmayacak şekilde kaybolurlar. Fakat kaşıntı oldukça olursa ve hasta sürekli yaralarını kaşırsa deride derin çukurlar oluşabilir ve iyileşe süreci uzar.

Su Çiçeği Tedavisi

Bu tedavide en etkili yöntem küçük yaşlardaki çocuğun  (1 yaşlarında olabilir) bir dozluk su çiçeği acısı yaptırılmasıdır. Bu aşı hem de averaj yirmi senelik bir koruyucu özelliği de taşımaktadır. Eğer ki bu hastalığı geçiren çocuk lösemi hastası ise, aşı yapılmasının tehlikesi olabilir. Bu yüzden çocuğun hekim kontrolünden geçip lüzumlu şartları sağlaması durumunda aşısının yapılması gerekir. Hamilelikte olan su çiçeği ise diğeri kişilerdeki şeklinde kolay atlatılmaz. Bu hastalık hamilelerde gerek anneye gerekse bebeklere problemler yaratabilir. Bilhassa su çiçeği hamilelerde zatürre oluşmasına sebep olabilir. Bu durumda yakalanan kadının sürekli olarak doktoru tarafınca takip edilmesi gerekir. Hatta gerek duyulursa hastaneye yatırılması bile gerekebilir. Bu zaman sürecinde hastaya antibiyotik ile koruma sağlanır.

Hamilelik esnasında su çiçeği oluşmasında anneye bakış bebekte görülme olasılığı oldukça daha azdır. %97 oranında büyük bir olasılıkla bebekte bir etki olmayacağı görülür. Eğer ki %3’lük görülme ihtimali olursa bunun sebebi de konjenital sendromu yada yeni doğan su çiçeği olabilirken kan değerlerinin pozitif olması da bu küçük nedenin oluşmasına sebep olabilmektedir. Su çiçeği kimde görülürse görürsün bulaşıcı bir hastalıktır. Bu sebepten dolayı bu hastalığa yakalanan kişinin kimselerle temas etmemesini ve kişilerle  mesafeli  olmaya dikkat etmesi gerektirme ettiğini tekrardan dile getiriyoruz.

Virüs kökenli hastalıklarda ilaç tedavisi olmadığı şeklinde su çiçeğinde de yoktur. Fakat deride ki geçmeyen kaşıntıyı azaltmak için doktorun önerilmiş olduğu kremler yada losyonlar kullanılabilir. Evde tedavisi mümkündür. Hastanın yatağı temiz tutulmalı yastık yüzleri ve çarşafları sık sık değiştirilip hijyene önem verilmelidir. Hastanın kişisel eşyaları sürekli yıkanmalı ve temiz tutulmalıdır. Hastayı rahatlatmak amacı ile soğuk bir duş alınması sağlanabilir. Kaşınan bölgelere zarar vermemek için hastanın tırnakları kesilmeli ve törpülenmelidir. Eğer hasta bebek ise ellerine eldiven giydirilmelidir. Hastanın giysileride sık sık değiştirilmeli ve temiz tutulmalıdır. Bilhassa dikkat edilecek nokta iç çamaşırlarınında günlük olarak değiştirilmesi ve temiz tutulması gerekir. Hastalık bulaşıcı olduğundan hastanın odasında uzun süre kalınmamalı ve hasta odası sık sık havalandırılmalıdır. Hastalıktan korunmak için ilk olarak su çiçeği geçiren biri ile yakın temas kurulmamalıdır. Su çiçeği geçiren çocuklar tamamen iyileşmeden yara kabukları dökülmeden okula gönderilmemelidir. Bu hastalığın aşısı şu anda devlet tarafınca meydana getirilen aşılar içinde bulunmaz fakat kısa bir süre sonrasında ekleneceği söylenmektedir. Uygulama şu anda 12 aylıkken 1 doz, ilköğretim 2.sınıfta 1 doz olmak suretiyle 2 dozdan oluşur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir