Pankreas Kanserinin Tedavisi Var Mı?

Pankreas Kanserinin Tedavisi Var Mı? 7

Paylaş

Pankreas vücudumuzdaki sindirim sisteminin bir parçasıdır. 16-17 santimetre büyüklüğündedir ve yaprağa benzer görünümü olan büyük bir bezdir. Pankreasın büyük ve geniş olan kısmı baş olarak, ince ucu da kuyruk olarak isimlendirilir. Ortadaki bölgeye de beden adı verilmiştir. Pankreasın temel görevi pankreas özsuyu üretmektir. Öteki görevleri ise sindirim işlemind eyardımcı olan insülin ve öteki hormonları üretmektir. Bu bağlamda incelendiğinde oldukça dirimsel bir organ olduğu aşikardır.

pankreas-kanserinin-tedavisi

Pankreas Kanseri Vücuda Iyi mi Zarar Verir ?

Pankreas kanserine yakalanan bir şahıs ilk evrelerde yalnız pankreasta bulunan fena huylu tümöre karşı savaşsa da sonraki evrelerde metastaz kanalıyla fena huylu tümör öteki hücre, doku ve organlara yayılacağı için öteki dirimsel organları da risk altına sokmaktadır. Bu sebeple pankreas kanserine yol açan tümörün ortadan kaldırılması kişinin yaşamını kurtaracak niteliktedir. Ek olarak pankreas kanserinde ziyan olan pankreas dokusu vücudun tüm homeostaz dengesini bozacağı için bağışıklık sistemi çökmekte ve hasta olan şahıs yakalanacağı en zayıf virüse karşı bile savunmasız kalabilmektedir. Meydana getirilen araştırmalar neticesinde pankreas kanserinin tedavileri ve tedavi şekilleri öteki kanser çeşitleriyle aynı yolu izlemektedir. Bunun temel sebebi kansere yol açan kontrolsüz hücre çoğalmasına maruz kalan hücrelerin, hücre döngülerini tamamlamadan devamlı bir çoğalım ve yayılım potansiyeline haiz olmalarından meydana gelmektedir.

Pankreas Kanseri Tedavi Edilebilir Mi ?

Pankreas kanserinden ziyade öteki kanser çeşitlerinde de görüldüğü benzer biçimde, izlenmesi ihtiyaç duyulan ana yol fena huylu tümörün vücuttan yok edilmesine dayanmaktadır. Bilim adamları hem fareler hem de hasta insanoğlu üstünde hala çalışmalarını sürdürmektedir. Kanser çağımızın en nitelikli hastalığıdır. Başlangıç evrelerinde tedavinin kolaylığı ve elde etmiş olduğu yarar oldukça yüksek olsa da ilerleyen evrelerde teşhis edilen kanser türlerinin tedavisi oldukça zor olsa gerek. Buna sebep olarak fena huylu tümörün yayılması ve öteki hücre, doku ve organları işgal etmesi gösterilmektedir. Bilim adamları hala kanseri yenmek için emek harcamalar yapmaktadır ve mevcud tedavi yöntemlerini geliştirmektedir. Tümörlü olan pankreas organını vücuttan almak size sağlığınızı geri kazandırabilir fakat pankreasın salgılamış olduğu pankreatik enzimler ve insüline artık haiz olmayacağınız anlamına gelir. Bu sebeple şahıs yaşamının sonuna kadar pankreatik enzimleri ve insülini dışarıdan ek takviyelerle almak zorundadır. Mühim olarak eğer şahıs bununla birlikte diabet hastası ise durum sanılan kadar kolay olmamakla beraber birçok tedaviye de maruz duracak anlama gelir.

Pankreas Kanserinde Meydana getirilen Testler ve İncelemeler

Her hastalıkta olduğu benzer biçimde pankreas kanserinde de tümörün evresi, yeri ve  zamanı tedavi süreci için oldukça ehemmiyet arz etmetedir. Pankreas kanseri genel anlamda hastaların en minik şikayetlerle gittikleri sıhhat kurumlarında öğrendikleri bir sonuçtur. Doktorun yapmış olduğu bazı testler sonucu hastalığın tanısı konulmaktadır. Bu meydana getirilen testler sırasıyla şu şekildedir:

  • Tümörlü doku öteki organları etkilemiş mi? Etkilemişse bu dokular hangileridir.
  • Pankreas ve safra kanalında tümörden kaynaklı bir tıkanıklık var mı ?
  • Şu anki patolojisi ne durumda ?
  • Tümör pankreasın hangi konumunda? Başta mı beden de mi yoksa kuyrukta mı ?
  • Kanserli olan doku öteki hücrelere ne kadar yayılma yapmış ?

Bu sorulara ve testlere verilen yanıtlar pankreas kanseri tedavisi süreci oldukça hayatidir. İlk evrelerde rastlanılan tümörün tedavisi ilaç ve ışın tedavisi yöntemiyle olmaktadır. Fakat ilerleyen evrelerdeki tümörlerin tedavisi ise kemoterapi ve ameliyatla mümkün olmaktadır. Bir öteki etken ise hastanın ruhsal durumudur. Bilinmiş olduğu suretiyle ruhsal çöküntülerle birlikte hasta tedaviye oldukca geç yanıt verebilmesinin yanında bağışıklık sistemi de çökmüş olduğundan tedavi süreci oldukça zor hale gelmektedir. Bu sebeple hastanın morali oldukça yüksek tutulmalıdır. Böylelikle hastanın yaşama olan bağlılığı ve direnci de artacaktır.

Pankreas Kanserinde Cerrahi Tedavi

Hekim yapmış olduğu klinik testler sonucunda tümörün cerrahi müdahale ile alınabileceğini saptamış ise tümörlü doku bu yolla vücuttan uzaklaştırılabilmektedir. Böylece kanserli doku vücuttan temizlenmiş olur. Bununla beraber kanserli dokunun vücudun neresinde bulunmuş olduğu da ehemmiyet arz etmektedir. Operasyonun iyi mi gerçekleşeceği tümörün konumuna bağlıdır. Yalnız unutulmamalıdır ki tümörlü doku vücutta uzaklaştırıldıktan sonrasında bile tekrarlama olasılığı oldukça fazladır. Bu ihtimali önlemek amacıyla bazı hastalara cerrahi müdahaleden sonrasında da kemoterapi yardımıyla tedavi süreci devam ettirilmektedir. Bilim adamlarının yapmış olduğu deneyler sonucunda tümörlü dokunun vücuttan uzaklaştırılmasından itibaren uygulanan kemoterapinin kişinin ömrünü uzattığı ve kanser oluşumunu engellediği görülmektedir. Kemoterapi sürecinde hastalara gemzar ve 5-FU uygulanmaktadır.

Bazı hastalara cerrahi müdahale öncesi kemoterapi ve kemoradyoterapi uygulanabilmektedir. Bunun sebebi ise öteki doku ve organlara sıçramış olan tümörü temizledikten sonrasında, tümörün ana kaynağını vücuttan cerrahi müdahale ile uzaklaştırılabilmesidir.

Wipple Prosedürü

Tümörlü doku eğer pankreasın baş kısmına yerleşmiş ise Wipple prosedürü uygulanır ve tedavi bu süreçte devam eder. Bu aşamada pankreasın baş kısmı ameliyat ile alınır. Pankreasın oniki parmak bağırsağı ve mideyle olan bağlantı bölgeleri kesilir. Safra kesesi vücuttan alınır. İnce bağırsak direk pankreasın vücutta kalan öteki kısmına bağlantı yapar. Bu şekilde kanserli doku vücuttan çıkarılmış olur.

Kemoterapi Yöntemi

İlerlemiş kanser vakalarında tümör devamlı öteki doku ve organlara yayılmak ister. Bu durumda büyük metastaz kısaca yayılmalara sebebiyet vermemek isminde kemoterapi uygulanır. Kemoterapi sürecinde vücuttaki safra kanalları ve pankreas kanalları tıkanıklık izah edebilir. Sonraki aşama ise bu kanalları açmak yönündedir. Tümörlü doku hem kemoterapi hem de radyoterapi tedavilerinin aynı anda verilmesiyle daha süratli küçülme gösterebilmektedir. Fakat bu iki tedavinin aynı anda uygulanması oldukca fazla yan etkiye sebep olur.

Oldukça fazla ilerlemiş ve metastaz vakası ile oldukca fazla dokuya sıçramış pankreas kanseri en riskli durumdur. Bu tür kanserler radyoterapi ve cerrahi müdahale için oldukça geç bir aşamaya gelmiştir. Bu tür pankreas kanserine en uygun tedavi şu anda gemcitabine isminde kemoterapik bir ilaçtır. Bu tedavi ile kanser küçülerek hastanın yaşam süresi uzatılabilir. Hastalığa bağlı şikayetleri azalan kişiler de bu ilaç yardımıyla ömürleri uzamıştır.

Pankreas Üstünde Işınım Tedavisi

Yüksek enerjiye haiz olan radyoaktif ışınlar kanserli dokunun üstüne uygulanmaktadır. Kanserli doku bir süre süresince bu radyoaktif ışına maruz bırakılarak tedavi devam eder. Bu tedavide fena huylu tümörler çoğalma özelliklerini kaybederek yok olabilmektedirler.

Pankreas Kanseri Tedavisinde Kemoterapi Neye Yarar?

Hastanın pankreasında bulunan tümör cerrahi müdahale ile alınmaya uygun değilse kemoterapi ile hastanın kanseri küçültülerek yaşam kalitesi arttırılabilmektedir. Böylelikle metastaz kısaca kanserin yayılması durur ve kanserli doku vücuttan alınabilir.

Pankreas Kanserinde Ablatif Teknikler

Ablasyonun kelime anlamı yakmak ve yok etmektir. Kanserli doku değişik teknik ve yöntemler ile yakılıp vücuttaki etkinliği ve yayılımı bitirilmektedir. Günümüzde değişik ablatif teknikleri mevcuttur ve her geçen gün yenileri eklenmektedir. Pankreas kanserinin tedavisi mümkündür. Bir tek yapılması ihtiyaç duyulan emareleri takipleyip bir hekime başvurmanızdır. Bu doğrultuda kanseri yenmeniz ihtimaller içindedir. Erken teşhis yaşam kurtarmış olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir