Adet Sancısı Kaç Gün Sürer ?

Adet Sancısı Kaç Gün Sürer ? 7

Paylaş

Hanımlarda tane kanaması esnasında görülen tane ağrısına tıpta ‘dismenore’ adı verilmektedir. Tane sancısı çoğu zaman alt karın bölgesinde ve kasıklarda olmakla birlikte bazen şiddetlendiği noktalarda bele ya da bacaklara da vurabilmektedir. Ağrı genel anlamda tane başlamadan ilkin kasıkların kasılmaya başlamasına bağlı olarak bigün evvelinde başlamaya adım atar. Kadının ağrı eşiğine bağlı olarak bu süre 1-2 saate kadar inebilmektedir. Arkasından bu sancılı süreç bilhassa adetin ilk günü fazlaca şiddetli seviyelere ulaşır ve 2-3 gün ara ara sertliği artarak bu şekilde devam eder. Ek olarak hanımlarda tane sancısına ek olarak tane döneminde, kabızlık, sinirli olma, ani duygu değişimleri, baş dönmesi, mide bulantısı ya da kusma emareleri de görülebilir.

Adet Sancısı Kaç Gün Sürer ? 14

Tane Sancısının Sebepleri

Tane sancısı sebeplerine bağlı olarak değişik türlere ayrılmaktadır. Bunların ilki düzgüsel olarak sayıla tane kanamasının seyrinde ilerleyen ‘primer dismonere’dir. Tane kanamasının bu türünde tane ağrısına sebep olan herhangi bir unsur bulunmamaktadır. ‘Second dismonere’ olarak adlandırılan ikinci tür tane kanamasında ise tane kanamasını tetikleyen alt sebepler vardır. Bu sebepler, rahime bağlı olan rahatsızlıklar olabileceği şeklinde ruhsal sebepler de olabilir. Primer dismonere adetin başlamasıyla birlikte süregelen ve 2-3 gün devam eden olağan tane ağrısıdır. Genel anlamda ilerleyen yaşla birlikte ya da doğumdan sonrasında sertliği azalma gösterir. Seconder dismonere ise, yaş ilerledikçe ortaya çıkar ve adetin başlangıcında sonuna kadar sertliği fazlaca fazla azalma göstermez. Bu tür tane ağrısında muhakkak bir hekim yardımı alınmalıdır.

Tane Sancısı Tedavisi

Tane sancısının tedavisi de ağrının türüne bakılırsa değişim göstermektedir. İlk grupta genel anlamda kas gevşetici özellik gösteren ve tane ağrısı için hususi olarak üretilen ağrı kesiciler oldukça etkili olmaktadır. Eğer ağrının sertliği azalmıyorsa ya da dayanılmayacak kadar çoksa, direk kan kanalıyla vücuda enjekte edilebilir. Ya da doğum denetim hapları kullanılarak ağrı denetim altına alınabilir. Öteki taraftan ikinci grupta yer edinen ağrı türlerinde ağrının tedavisi sebebine yönelik olmalıdır. İlk ilkin ağrıya sebep olan hastalık bulunmalı ve bu hastalığı tedavi etmeye yönelik olarak ağrı yok edilmeye çalışılmalıdır. Aksi takdirde, eğer ağrıya yol açan hastalık denetim altına alınmazsa, hastalık daha şiddetli boyutlara ulaşarak istemediğiniz sonuçlara yol açabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir